20 Nisan 2010 Salı

Tanrı'nın da beyaz olanı makbuldür: Belus


Varg Vikerness geçen yıl serbest kaldı, 2010'da da albümünü yayınladı. Beklentiler, yorumlar vardı albümle ilgili her cepheden.

Belus'tan en çok sevdiğim Glemselens Elv'i dinlerken kendi kendime neden Belus'u şimdiye kadar yazmadım dedim. Albüme her ne kadar önyargılı da yaklaşmış olsam, dinlemekten keyif aldığım parçalar ortaya çıkarmış Varg isimli insandostu(!).

Albüm ismi olarak Belus'u seçmesinin ardında ırkçılık iddialarını cevaplamaktan bıktığını düşünüyorum ben. Belobog, White God potansiyel albüm isimleri arasındayken, "Lan, Belus koyalım adını da, zaten kimse ne olduğunu bilmez anlamaz" hahfifliği sezdim ben.

Burzum'un Filosofem'deki olgunluğunu yakalayıp anlayan herkes aynı tadı aramış mıdır bu albümde bilemiyorum. Ben, bu tadı Glemselens Elv'de yakaladım. Filosofem'deki yırtıcı vokallere, keskin gitar sound'una ve arka planda gücünü alıp parçayı dağıtmadan harmoniye katılan güçlü ve zayıf davullara rastlayamasam da bana göre Glemselens Elv albümün en olgun parçası. Olgunluktan bahsederken aktif bir enerjinin aynı yörüngede dönerek değişime uğramadan gelişmesinden bahsedemeyiz tabi ki.

Filosofem'deki düşünceler ve hayat görüşüyle, Belus'u ortaya çıkaran şartları birbirinden çok farklı görüyorum. Tüm bunları göz önünde bulundurarak albüme geçer not veriyorum ve Varg'ın geçmişteki icraatlarını da değerlendirerek kanaat notuyla birlikte yıldızlı pekiyi'yi hakettiğini düşünüyorum.

Albüm introsu, kola kutusunu boş masaya vurursunuz ya hani, ona benzer bir melodide. Hafif rahatsız edici, hafiften de "oha bu ne" dedirten bir açılış.

Belus'un genel havası black metal temalı ritim ve gitarlarla dolu. Ağır black metal havasını ise Keliohesten parçasında hissettim.

Ağır havanın yanında, benim aldığım elektrikte garip bir tatlımsı his de var, ne yalan söyleyeyim. Üç biradan sonra, dördüncüye geçmeden önce az karamelli küçük bir şeker atarsın ağzına, üstüne de bir sonraki birayı çakarsın, işte böyle bir tatlımsı-acımsı duygu seziyorum :)

Genel olarak, olgun bir yumuşaklık var Belus'ta. Ruh haline göre herkesi farklı köşelere gönderecek yoğunlukta bir olgunluk ve göreceli bir yumuşaklık.

Peki, isim seçiminde bir ırkçılık söz konusu mudur?
Evet. Veya hayır. Irkçıdır, sağcıdır, değildir... Olabilir de.

Önemli olan 'beyaz' olması.

P.S: Pasifagresif'te yayınlanmış albüm kritiğini de okumanızı tavsiye ederim http://www.pasifagresif.com/2010/03/burzum-belus/ favit'te oku

3 yorum:

Te5 dedi ki...

Güzel Blog Emeğinize Sağlık.
Pc Keyfi

Dzianis dedi ki...

Where did you get this cover? Belus has a different one

Besimi dedi ki...

Yeah, I liked this one better. Also, it's Belobog!