4 Mart 2009 Çarşamba

Kanlı Canlı Deneyerek

Yaşlanma belirtileri başgöstermeye başladı galiba.

En azından eskisi gibi o düşüncesizce yapılan çılgınlıklar, fevri hareketler dinlediğim müzikte de renk değiştirmeye başladı.

Bir cazdır, rocktır, deneyselliktir kaplamış beynimi gidiyor böyle.

Son zamanlarda sadece Zappa dinliyorum. Bundan da büyük haz alıyorum doğrusu.

Eskiden çok tanımlanamaz ve asimile edilemez bir tarz gelirdi bana. Artık, herhalde o ruh halini anlayabilecek seviyeye geldim ki kendimden birşeyler buluyorum deneysel müziklerde.

Öylesine ki ruhunuz o tineycırlık sürüklenmesinden çoktan çıkmış, yirmili yaşların aşk buhranlarını ve umursamazlığını atlatmış, ben şimdi ne yapıcam dercesine gitarın asimetrik şekilde gidip gelmesinden, davulun ani ve beklenmedik vuruş ve inişleriyle titreyip kendine gelen bir yol haritası çizer sanki.

İşte bu noktada hayatın daha dolambaçlı yerine geldiğini anlar insan. Ama tatlıdır da bu dönemler, dönemeçler. Zevk almasını bilene.

Dün akşam buna benzer bir deneyimle karşı karşıyaydım. Daha geçen hafta gitmeyi
planladığımız yerin adı Swinging Hall. Maalesef geçen hafta Zone C gösterisi yalanmış gidemedik. Dün nasip oldu.

Canlı kanlı izleme niyetinde olduğumuz amcalara ise Zone C diyorlar (Зона Ц). Blagoevgrad'da okurken daha isimlerini duymuştum Boyko sayesinde. Bansko Jazz Festivali'nden (sene hatırlamıyorum) canlı performanslarını dinlemiştim. Çok iyiler demiştim sadece o zamanlar. Bu demek oluyor ki çok fazla etkileyememişlerdi beni :))
Fakat, canlı icra ettikleri parçalardan bir tanesi vardı ki etkilenmememe imkan yoktu. Yemen Türküsü'nü çalmışlardı. Sözsüz, füzyonlu ve son derece cazsal ve deneysel biçimde.
Nette bulmaya çalıştım, maalesef bulamadım.

Zone C ile alakalı, grubun davulcusu Stoyan Yankoulov'la ilgili malzemeye ulaştım sadece. Bateri, perküsyon ve her türlü vurmalı hastası bir müzik dinleyicisi olduğumdan Yankoulov'un maharetlerinden bahsedeyim size biraz.

Davuluna bu denli hakim, yaratıcı ve doğaçlamada diğer grup üyeleriyle bu kadar uyum içerisinde bir davulcu görmemiştim uzun zamandan beri. Swinging Hall denilen mekan oldukça küçük ve bir o kadar da içiçe bir bar ortamı. Gayet sıcak, herkesin birbirini tanıdığı ve beraberce eğlendiği bir ortam. Zone C de zaten sanki kendi stüdyolarında, kendi hallerinde çalıyormuş da 3-5 arkadaşı da onları izlemeye gelmiş ve herkes bu durumdan fevkalade memnun durumda.

Vassil Parmakov da aynı hünerleri piyanoda göstermekten alıkoymadı kendini. Synth denemeleri ve içten doğaçlama olarak gelen duygularını sadece müziğe değil, yüz mimiklerine de yansıttı bol bol. Sıkça da boşalan vodka bardağımı doldurun diye garip bakışlar atmaktan da geri kalmadı :))

Vesselin Vesselinov ise bas gitar ve kontrbastaki yaratıcılığıyla beni hayran bıraktı tam anlamıyla. Duygu aksının yüz ifadesine yansıması mevhumu bu şahsiyette de vardı ve sıkça seyirciyi gaza getirme görevini üstlendi kendisi.

Mart 10'da büyük ihtimalle yine oradayım.

Bu sefer, bir iki kuple birşeyler kaydetmeye çalışırım :))

Aşağıdaki linkte Yankoulov'un İstanbul'dan bir canlı performansını bulacaksınız.

http://www.youtube.com/watch?v=gx6GKdTsxsE&feature=related

Enjoy! favit'te oku

2 yorum:

Esther dedi ki...

seni mimledim

Besimi dedi ki...

aaaaaaa :)))